Ana içeriğe atla

Yağmuru sevmiyorum.


 Kardan adamın Güneşe olan aşkını örnek aldım kendime. Her şeyin bana zarar vereceğini bilerek gözlerimi alamıyorum güneşten. Belki rüzgar olsaydın ben de sürüklenirdim seninle. Oysa sen bir okyanus kadar dinginsin. Ben de seçimimi güneşin ardındaki sessizliğe bırakıyorum son kez. Ve son kez tekrardan inanıyorum yok oluşun bir diğer adının 'aşk' konduğuna..
 Gittikçe sana benzediğime inanmaya başlıyorum. Kendim olamıyorum artık. Her ne yapsam hoşuma gitmiyor ama eski halime de dönemiyorum. Bir kapı aralanıyor. Ellerimi uzattığımda yüzüme kapanıyor. Ben bu kadar korkunç muyum? sorusuna verecek doğru bir cevap bulamıyorum .    İnanmıyorum. İnanmak istemiyorum.
 Kaldırım taşlarını kıskanıyorum. o kadar ezilmelerine rağmen hala birlikteler. Ayrılmıyorlar. Onlardan biri olmayı isterdim.
 Sonra bir de yağmurlar var. Hani şu benim hiç sevmediğim hep nefret ettiğim ama ardında bıraktığı kokuya aşık olduğum yağmurlar. Hala sevmiyorum onları. Sırılsıklam ıslandığımda ağlıyorum. Dedim ya sevmiyorum..
Yazılarda seni arıyorum. Kelimelerin içinde sanki bir parçanı bırakmışsın gibi..Arıyorum fakat bulamıyorum. Yine de vazgeçmiyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

hücre

uzun süreli hapisin ne zaman beraata ereceğini düşünme küçük hücrende ben de varım duvarın gri sıvasına resmederiz başımı göğsüne yaslar masal anlatırım düşen ışıktan ayı izleriz sırtına çıkar koşarız titreyince mevsimi dumandan insanları anlarız gözlerini kapat benimle uzak diyarlara yol alırız hücrende ben de varım yaralarını sararız kabuk bağlayacak ne varsa önce kanatır, sonra saklarız ellerini başına koyar birlikte arınırız belki doymaz belki ağlar belki misafirleri ağırlar, sonra kovarız uzun süreli hapisten beraat alana kadar hücrende ben de varım keşke başka bakabilseydim keşke her rengi görebilir şekilde başlasaydım keşke hiç hapsolmasaydım ama madem burdayım hücrene beni de al ben yalnızlıktan korkarım

kendiyle tanıştı

Kayalıklar var her yerde.Her gün her yerde kayalık görüyorum. Tarlalar kayalarla kaplı, gökyüzü sürekli berrak. Hayatımda görmediğim bir gökyüzü bu. Bazen pencereye sırtımı vermiş çalışırken farketmiyorum, geçiyor. Bazen görme şansım oluyor. Kafamı çeviriyorum. Şans yaratmak bu mu acaba Bugün iki saksı aldım ikisi de koyu gri. Beni seven arkadaşım beni tanımıyor kaç kere farkettim ama görmezden geliyorum. Araya mesafe girdi. Kafalar aynı noktada geçmişti. Geçmişe dayanarak ilerleyen ilişkilerden biri de bu. Malesef tek geçmişli ilişki bu değil. Son yıllarımı yaşadığım arkadaşım artık sevgilim. Yoksa yalnızlıktan delirecektim. Ben kendimi hiç anlatmayarak yaşamışım. Geçen senenin fotoğraflarından bile iğreniyorum. Geçmişime kin doluyum. Daha da eskileri belki bir gün hafızam gider diye saklıyorum. Nasıl bir kinse bu Derdim neden en az kendimle ama en çok da zamanımı o alıyor. Bugün ölmekten korktum. Bugün ölümün neden beni korkuttuğunu anlamadım. İnançlarımı sorguladım. Tuz lambam beni ...

Özet-1

 Yazmaya küstüm. Elimi kaldırmayı bıraktım. Şiddeti reddettim. Düşünmedim. Bunu ise bir kaç gün önce fark ettim. Her zamankinden daha berrak bir zihinle yazacağım. Acıtacak kadar dürüst oldum. Kendi içimde.Hala insanlara göre zevklerimi düzenliyorum. Orası ayrı mesele. Şuan çok berrak düşünüyor gibiyim. Ya da o kadar dumanlıdır ki ben öyle sanıyorum.  İlk ne zaman küstüğüme gelelim. Arada çırpınışlarımı hatırlıyorum. Yeniden doğmaya çalışıp beynimde sürekli kötü şeyleri bir kutuya doldurup uzayda görünmeyecek kadar uzağa gidişini hayal ediyordum.(Bunu bir kitapta okumuştum. Sizi üzen, kıran ya da kafanızı meşgul eden şeyi hayal edip onu bir kutuya koyuyordunuz. Ve hayalinizde uzaya fırlatıp görünmez olana dek onu izliyordunuz. Psikoloji üzerine bu kadar yazı okuduktan sonra bunun aslında yanlış olduğunu düşünmeye başladım şimdi.  5 tl ye aldığım kişisel gelişim kitabında okuduğum bu sorunlarla başa çıkma yöntemi, beni aldatan sevgilimden kurtulmak için işe yaramıştı....