Uzun yazamıyorum.
Sevdiğim şarkılardan da çok çabuk sıkılıyorum.
Kişilerin karakter analizlerini yapmak istemiyorum ama kendime engel olamıyorum.
Yanlış anlamayın ben kötü biri değilim.
Tamamen mutsuz değilim.
Sabırsızım elbette bunu biliyorum.
Sadece adına şiir yazılan biri olmak istiyorum.
Ve tüm o şiirlerin sonunda senin imzanın olmasını..
____________
Ve bu da Nazım Hikmet in bir diğer şiiri..
(Erkekler! Biraz örnek alın :))
Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin, yorulmuşsundur;
Nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını,
Ne gül suyum, ne gümüş leğenim var, susamışsındır;
Buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim, acıkmışsındır;
Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin;
Sevdiğim şarkılardan da çok çabuk sıkılıyorum.
Kişilerin karakter analizlerini yapmak istemiyorum ama kendime engel olamıyorum.
Yanlış anlamayın ben kötü biri değilim.
Tamamen mutsuz değilim.
Sabırsızım elbette bunu biliyorum.
Sadece adına şiir yazılan biri olmak istiyorum.
Ve tüm o şiirlerin sonunda senin imzanın olmasını..
____________
Ve bu da Nazım Hikmet in bir diğer şiiri..
(Erkekler! Biraz örnek alın :))
Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin, yorulmuşsundur;
Nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını,
Ne gül suyum, ne gümüş leğenim var, susamışsındır;
Buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim, acıkmışsındır;
Beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam,
Memleket gibi yoksuldur odam.
Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin;
Ayağını bastın odama,
Kırk yıllık beton çayır çimen şimdi,
Güldün, güller açıldı penceremin demirlerinde,
Ağladın, avuçlarıma döküldü inciler,
Gönlüm gibi zengin,
Hürriyet gibi aydınlık oldu odam.
Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin...
__________________
Ve işte tüm sözler bunu dinlerken anlamını yitiriyor..
Yorumlar
Yorum Gönder