Ana içeriğe atla

Sen de yalnız olsan?



 Yapılan yanlışların ardından daldım eski günlere ve özlemle andım çocukluğumu..
Ne kadar saf ve temiz olduğumu üzüntüyle anımsadım.Neden kirlenmişti bilmiyorum ama o kirli kalbin içinde bulunan ufacık saf sevgiyi çok özledim.
Aşktan bahsetmiyorum sevgiden bahsediyorum. Annemde hala olduğunu hissettiğim ve direndiğim sevgiden.
Gelen dertlere karşılık yitirilen duygular üzerine bir robotum artık.
Duygusuz.
Sevgisiz.
Aşksız.
Ama özleyen.

"Neden bilmiyorum" deyip kafamın içinde beynimi kemiren bir solucan var.
Sabahlara kadar uykusuz kalmıyorum  ama rüyalarımda seninle savaşıyorum.
Sanırım bu daha kötüsü.
Her sabah rüyayı yorumluyorum sonra da beynime küfrediyorum.
Bilinçaltım olmak zorunda mısın?
Gözlerimde pırıltısı olan bir duygu var.
Kalbimde çokça ağrıya sebep olan.
Peki bulutlar neden örter maviyi?
Senin gözlerine yazık oldu, sevmeyişinin ardından benim için griler artık.
Yağmurdan nefret ediyorum.
Kötüler üzülmeyi bilmezdi hani?
Ben neden üzülüyorum..
Yalnızlığımla başa çıkabilirim sorun o değil. Sorun senin ben yalnızken başkalarıyla olman.
Sen de yalnız olsan?
Çok bencilim özür dilerim, ama ben sevdiğini paylaşan biri değilim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

hücre

uzun süreli hapisin ne zaman beraata ereceğini düşünme küçük hücrende ben de varım duvarın gri sıvasına resmederiz başımı göğsüne yaslar masal anlatırım düşen ışıktan ayı izleriz sırtına çıkar koşarız titreyince mevsimi dumandan insanları anlarız gözlerini kapat benimle uzak diyarlara yol alırız hücrende ben de varım yaralarını sararız kabuk bağlayacak ne varsa önce kanatır, sonra saklarız ellerini başına koyar birlikte arınırız belki doymaz belki ağlar belki misafirleri ağırlar, sonra kovarız uzun süreli hapisten beraat alana kadar hücrende ben de varım keşke başka bakabilseydim keşke her rengi görebilir şekilde başlasaydım keşke hiç hapsolmasaydım ama madem burdayım hücrene beni de al ben yalnızlıktan korkarım

kendiyle tanıştı

Kayalıklar var her yerde.Her gün her yerde kayalık görüyorum. Tarlalar kayalarla kaplı, gökyüzü sürekli berrak. Hayatımda görmediğim bir gökyüzü bu. Bazen pencereye sırtımı vermiş çalışırken farketmiyorum, geçiyor. Bazen görme şansım oluyor. Kafamı çeviriyorum. Şans yaratmak bu mu acaba Bugün iki saksı aldım ikisi de koyu gri. Beni seven arkadaşım beni tanımıyor kaç kere farkettim ama görmezden geliyorum. Araya mesafe girdi. Kafalar aynı noktada geçmişti. Geçmişe dayanarak ilerleyen ilişkilerden biri de bu. Malesef tek geçmişli ilişki bu değil. Son yıllarımı yaşadığım arkadaşım artık sevgilim. Yoksa yalnızlıktan delirecektim. Ben kendimi hiç anlatmayarak yaşamışım. Geçen senenin fotoğraflarından bile iğreniyorum. Geçmişime kin doluyum. Daha da eskileri belki bir gün hafızam gider diye saklıyorum. Nasıl bir kinse bu Derdim neden en az kendimle ama en çok da zamanımı o alıyor. Bugün ölmekten korktum. Bugün ölümün neden beni korkuttuğunu anlamadım. İnançlarımı sorguladım. Tuz lambam beni ...

Özet-1

 Yazmaya küstüm. Elimi kaldırmayı bıraktım. Şiddeti reddettim. Düşünmedim. Bunu ise bir kaç gün önce fark ettim. Her zamankinden daha berrak bir zihinle yazacağım. Acıtacak kadar dürüst oldum. Kendi içimde.Hala insanlara göre zevklerimi düzenliyorum. Orası ayrı mesele. Şuan çok berrak düşünüyor gibiyim. Ya da o kadar dumanlıdır ki ben öyle sanıyorum.  İlk ne zaman küstüğüme gelelim. Arada çırpınışlarımı hatırlıyorum. Yeniden doğmaya çalışıp beynimde sürekli kötü şeyleri bir kutuya doldurup uzayda görünmeyecek kadar uzağa gidişini hayal ediyordum.(Bunu bir kitapta okumuştum. Sizi üzen, kıran ya da kafanızı meşgul eden şeyi hayal edip onu bir kutuya koyuyordunuz. Ve hayalinizde uzaya fırlatıp görünmez olana dek onu izliyordunuz. Psikoloji üzerine bu kadar yazı okuduktan sonra bunun aslında yanlış olduğunu düşünmeye başladım şimdi.  5 tl ye aldığım kişisel gelişim kitabında okuduğum bu sorunlarla başa çıkma yöntemi, beni aldatan sevgilimden kurtulmak için işe yaramıştı....