Ana içeriğe atla

Somut-soyut? Elbette soyut!



Saçma bir günün ardından odama -benim dünyama-  girerken, aklım gereksiz sorularla dolu. Kendimden bıktığımı hissediyorum. Kapımı kilitleyip, ışığımı söndürüyor ve penceremi açıyorum. Sanki açmasam düşüncelerimin içinde boğulacakmışım gibi. Ya da bu hal hep sürecekmiş gibi. Yatağıma oturup son nefesimi veriyormuşcasına derin bir "oh" salıveriyorum sessiz odama..

Kelimeler birer mahkum gibi zorla tıkıştırılıyor bugün kağıda. Hepsi bizim yanyana gelemeyişimizi biliyormuş gibi gelemiyorlar bir araya.
(Zaten her zaman birinci ve ikinci çoğuldan nefret etmişimdir.) Oysa içimi açıp dökmelerini istiyorum tüm kötülüklerimi kağıda..Doğru kelimeleri araştırırken dosyamda ışık biraz daha loşlaşıyor ve ben soyutluyorum kendimi dünyadan. Soyut şeyleri daha çok seviyorum sanki. Vücudun yerine kalbini mesela. Ya da gözlerini değil de onda gördüklerimi..
(Hiç somutlaşmamak istiyorum.)


Kalemin kağıtta çıkarttığı cızırtılı ses huzur verirken bana, saatin tik takları "Yaşıyorsun" diye inadına yetişiyor hemen.
(Yerimden kalkıp fırlatmak isterdim ama hiç halim yok)
Parmaklarımın yorulduğunu hissettikçe daha çok huzur buluyor ve kelimelerin saçmalaştığını hissediyorum..

-Aklımda sen varsın, sen ise başka kollardasın..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

hücre

uzun süreli hapisin ne zaman beraata ereceğini düşünme küçük hücrende ben de varım duvarın gri sıvasına resmederiz başımı göğsüne yaslar masal anlatırım düşen ışıktan ayı izleriz sırtına çıkar koşarız titreyince mevsimi dumandan insanları anlarız gözlerini kapat benimle uzak diyarlara yol alırız hücrende ben de varım yaralarını sararız kabuk bağlayacak ne varsa önce kanatır, sonra saklarız ellerini başına koyar birlikte arınırız belki doymaz belki ağlar belki misafirleri ağırlar, sonra kovarız uzun süreli hapisten beraat alana kadar hücrende ben de varım keşke başka bakabilseydim keşke her rengi görebilir şekilde başlasaydım keşke hiç hapsolmasaydım ama madem burdayım hücrene beni de al ben yalnızlıktan korkarım

kendiyle tanıştı

Kayalıklar var her yerde.Her gün her yerde kayalık görüyorum. Tarlalar kayalarla kaplı, gökyüzü sürekli berrak. Hayatımda görmediğim bir gökyüzü bu. Bazen pencereye sırtımı vermiş çalışırken farketmiyorum, geçiyor. Bazen görme şansım oluyor. Kafamı çeviriyorum. Şans yaratmak bu mu acaba Bugün iki saksı aldım ikisi de koyu gri. Beni seven arkadaşım beni tanımıyor kaç kere farkettim ama görmezden geliyorum. Araya mesafe girdi. Kafalar aynı noktada geçmişti. Geçmişe dayanarak ilerleyen ilişkilerden biri de bu. Malesef tek geçmişli ilişki bu değil. Son yıllarımı yaşadığım arkadaşım artık sevgilim. Yoksa yalnızlıktan delirecektim. Ben kendimi hiç anlatmayarak yaşamışım. Geçen senenin fotoğraflarından bile iğreniyorum. Geçmişime kin doluyum. Daha da eskileri belki bir gün hafızam gider diye saklıyorum. Nasıl bir kinse bu Derdim neden en az kendimle ama en çok da zamanımı o alıyor. Bugün ölmekten korktum. Bugün ölümün neden beni korkuttuğunu anlamadım. İnançlarımı sorguladım. Tuz lambam beni ...

Özet-1

 Yazmaya küstüm. Elimi kaldırmayı bıraktım. Şiddeti reddettim. Düşünmedim. Bunu ise bir kaç gün önce fark ettim. Her zamankinden daha berrak bir zihinle yazacağım. Acıtacak kadar dürüst oldum. Kendi içimde.Hala insanlara göre zevklerimi düzenliyorum. Orası ayrı mesele. Şuan çok berrak düşünüyor gibiyim. Ya da o kadar dumanlıdır ki ben öyle sanıyorum.  İlk ne zaman küstüğüme gelelim. Arada çırpınışlarımı hatırlıyorum. Yeniden doğmaya çalışıp beynimde sürekli kötü şeyleri bir kutuya doldurup uzayda görünmeyecek kadar uzağa gidişini hayal ediyordum.(Bunu bir kitapta okumuştum. Sizi üzen, kıran ya da kafanızı meşgul eden şeyi hayal edip onu bir kutuya koyuyordunuz. Ve hayalinizde uzaya fırlatıp görünmez olana dek onu izliyordunuz. Psikoloji üzerine bu kadar yazı okuduktan sonra bunun aslında yanlış olduğunu düşünmeye başladım şimdi.  5 tl ye aldığım kişisel gelişim kitabında okuduğum bu sorunlarla başa çıkma yöntemi, beni aldatan sevgilimden kurtulmak için işe yaramıştı....