Yavaş yavaş kapanırken gözlerim ölmek biraz daha cazip geldi bugün.
Kafamı koyduğum sert masa sanki yalvarıyor bana 'yeter bu kadar, çürüteceksin beni gözyaşlarınla..'
Ve biraz daha kahve, biraz daha yılgınlık..
Bayat bir ekmeğe dönüşüyor sözler.Ve seninle geçiremediğimiz anlar bir perdenin ardından inadına gülümsüyor bana..
Ve aldığım ah'lar kulaklarımda çınlıyor şimdi.Seni haketmiyorum ben.
Saat yine inadıma hızlı akıyor ve ben büyümeyi çoktan bıraktım.
Ruhum yıllandı ve sanki kendini taşıyamayacak kadar yaşlı..
Ne zaman düşman olduk bilmiyorum ama zaman ben ne desem tersini yapmaya razı.
Geçmesin istediğim anlar göz açıp kapayıncaya kadar biterken, çabucak geçsin bitsin dediğim zamanlarda bir ömrüm tükeniyor.
Böyle böyle yiyoruz bit ömrü ve ben bir lokmada atıyorum hepsini ağzıma.
Çiğnemek zor gelse de boğazımdan kolayca geçmesini sağlayacak gözyaşlarım var.
-Birer mahkum gibi zorla tıkıldık bu bedenlere..
Ve benim hücremin küçük penceresi mavi bir okyanusa bakıyordu.
Üzerinde ise masmavi bir gökyüzü..

Yorumlar
Yorum Gönder