Erik ağacını sevince beni de sevdiler. Düz çizgi çekemeyince noktalarla çizdim. Ellerim daha güçlendi yumruk yaptım. Beynimin içinde yolculuğa çıktım, döşedim duvarlarını, tabu yaptım, tabuya taptım. Suyun önüne köprü kestim, yüz rengi birbirine kattım. Yüzüne kattım. Kırk bayırdan hangisine boyandım, hangisi renksiz kaldı sormadım. Alçak sesle bağırdım: "Renklerle güzel değil miyim?" Çok mu geride kaldım? Sevmediğim kelimeleri yüksek sesle bağırdım. "Merhamet" bende yok. "Zalim" tanımıyorum. "zan" Onun da hüsnü yok.
" Keyfim pek yok yine.
Ulaşmak istediklerimize ulaşamamak, yapmak istediklerimizi yapamamak, deneyip her şeyi bir anda yıkmak. Kafam bunlarla dolu ve ben hepsinin içine hapsolmuş durumdayım.
Keyfimi yerine getiren tek şey kitaplar. Bu aralar gerçekleştirdiğim tek eylem galiba okumak. Ama mutlu olduğum tek zaman kitaplarımla baş başa kaldığım saatler sanırım.
Sanki kurmak istediğim dünyaya açılan kapılar gibiler."
Her gün ciğerimi en baştan temizliyor söylediklerin
Sığınacak bir vadi arıyorum
Eğer yanımda olmayacaksan da buna sebep
Bilinmedik yoldan korkumdur
Savaşım kendimle
Seyircim sen ol
Cesur olmak istiyorum
Belki izlediğini bilirsem cesur olabilirim
Tüm dünyayı çıplak ayakla gezebilecek
Günlerce aç kalabilecek
Ağlamaktan ölebilecek
Bileklerimi kökünden kesebilecek kadar cesur olabilirim
Köklerimi harekete geçiren sesin
Benimle kalsın
O zaman ben de dünyaya hükmedebilirim
Yorumlar
Yorum Gönder