Her duyuşunda içini sızlatan bir şarkı mırıldanıyordu. Durmadan aynı şeyleri tekrarlıyor ve şarkıyı daha çok söylemek istiyordu. Belli ki şarkı bir şeyleri anımsatıyordu. Şarkıyı sevmesine rağmen içi sızlıyordu. Hiç durmadan tekrar edebilecek kadar seviyordu. Önünde duran kitaba bir saattir bakıyor ve bu şarkıyı söylüyordu. Bu kez kitap okuyordu onu. Anlatmak isteyeceklerini hiç söze dökmeden yazıyordu kendi sayfalarına..Derdini anlıyordu ama derman olamıyordu. Kitap da hüzünlenmişti. Kızın sesi her dakika daha da kısılıyor ama acısı her saniye daha da artıyordu. Sol elinde tuttuğu kahve fincanı kızın elini ısıtırken soğumuştu. Her hüzünlü anında olduğu gibi yağmur yağmıyordu bu kez. Dışarısı karanlıktı ama ay görünüyordu. Derin bir nefes aldı ve soğumuş kahveden bir yudum içti. Tadını hissetmemişti. Soğuk olduğunun farkında bile değildi. Boğazını temizleyip pencereyi açtı ve mırıldanmaya devam etti. Kitap pür dikkat dinliyordu onu..Her tınıdan duygularını hissediyor ve onları yazıyordu sayfalarına..Hiç bir yazarın olamayacağı kadar dikkatliydi bu konuda. Duyguları çok iyi anlıyordu. Üşüdüğünü hisseden kız pencereyi kapattı. Ve bir battaniyeye sarıldı. Kanepeden bir yastık aldı ve kaloriferin olduğu köşeye gitti. Sırtını duvara yasladı, başını yastığa. Şarkıyı hala mırıldanıyordu. Sabah ezanı okunurken oda sessizliğe gömülmüştü.
* * *
Uzun zamandır hissettiği yalnızlığı paylaşma vaktinin geldiğini hissetti. Gözleri doluyordu. Kalbinin ilk defa başka bir şey için acıdığını hissetti. Ruhunu sıkıştırdığı kafesten kurtarmaya çalışıyordu. Acıyan kalbini dindirebilecek en güvenli sığınağı tercih etti.
Alnını secdeye dayadı ve hıçkırıklara boğuldu.
Yorumlar
Yorum Gönder