Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Gel biraz dertsizleşelim

Oturdu kaldı boğazıma bir şeyler. Buralarda yutkunuyorum. Acımıyorum kendime. Hakettiğimi çok iyi biliyorum. Bardaktan boşanırcasına bela yağıyor ben senin hatrına saklanıyorum. Çok kısa yaşayıp uzun tuttuk birbirimizi.Sen tuttun beni. Kim alınırsa alınsın. Ben çöplerini kaldırdım evet ama sen benimkilerle birlikte başkalarınıkini de. Bu bir egonun çöküş anları. Ben yalnız kalmayı tercih ettim ta yolun başında. Yol uzun. Dedim ya biz mutlu olmak için doğmadık. Dışarda bağıran adamın da acıları var. Çıkıp izliyoruz hep beraber. Gülüp eğleniyoruz. Umrumuz da mı? Hayır. Daha bugün güler yüzlü insanlarla dalga geçtim. Oturdum şimdi somurtuyorum. Arasan bir nebze gülebilirim. Belki sesini duysam Nazım ın dediği unuturum dünyayı. Sadece sen olsaydın belki mutlu olurduk. Ama o sadakat, buraların pisliğini kaldıramaz. Ben kaldırıyorum ya. E gel artık kendimi aldatıyorum. Bankanın müşteri hizmetlerini aradım bekliyorum. O bile açmadı telefonu. Seni ise arayamıyorum. Son cinnetimde sild...

Kelimeler Firarda

Özledim ama uzak kalmaya devam edeceğim. Senin için. Bu bir sitem sana Bana İkimize Yine seni özlediğim bir gün anlayacağın. Belki bilmezsin ama En çok üzüldüğümde ve En çok mutlu olduğumda özlüyorum seni. Diğer zamanlarda bencilliğimle başbaşayım Sen yoksun Yazacak çok şey var da... Yazasım yok.  Belki eskilerden bir şiir olabilir. Tesadüf eseri karşılaştığım Senin için. Gözlerin nasıl bakıyor bana Ya da nasıl tutuyor beni ellerin Sıcak mı Yüreğimi ısıtabilir mi tenin? Tek bir şey bilmiyorum seninle ilgili Nasıl seversin sen?

Doğrular Kraliçesi

Maskelerin yalansa Ne üzülürüm bir bilsen Uzakta zannet beni Ben başucundayım Ağlarken değil de Mutluyken yanımda ol Ben seni de severim Senin küçük kalbini de Böbürlenerek geziniyorsan eğer Kılıcı ilk ben saplarım Şayet yalansa duyguların Seni değil de Ben kendimi suçlarım Eğri gördüm eğri oturdum Ben sadece Doğru bildiğimi savundum.

Eskidim.

Eskidim de eskittim bilemedim uyuttum görmeden önce bildim bildiremeden uydurdum ben ne oldum Ben ne olamadım döndüğünde gelecek huzur gittiğinde gelen acı sen mavi buluttun anlaşılamadım kilime dokusaydın dedem duvarlarına asardı ben seyrederdim söz bitti mi Pekala kısaca Ben unutmadım.

Seviyorum. Sevmiyorum.

Duysaydım duyduklarını Ya da görseydim gördüklerini Giderirdim acılarını belki Belki daha çok acıtırdım canını. Tutsaydım ellerinden Ya da baksaydım gözlerine Bir daha dönmeyecektim geriye belki Belki hiç ayrılmayacaktım kalbinden. Hissedebilseydim duygularını Ya da okuyabilseydim aklını Ben sana aşıktım belki Belki nefret kusan bir canavardım.

Eksik bir şey

 Doğrusunu söylemek gerekirse inanmak bana zor geliyor. Yani seni her gördüğümde acaba hala aynı mı hissediyor diyorum. Bazen evet diyorum bazen hayır. Galiba bunlardan sen sorumlu değilsin. Hepsi benim kuruntum. Ama bir gün olurda her şey biterse.. aklında..kalbinde.. Galiba bunu öğrenmesi gereken ilk kişi benim. Bunu unutma, yeter.

Yağmuru sevmeyen çiçek olmaz.

Yağmuru sevmeyen çiçek olmaz. __________ Duygularımı kontrol edememem henüz büyümediğimin kanıtı olabilir. Ya da kişiliğimin oturmadığının bir kanıtı. Ya da aptal olduğumun. Hayatı mutlu geçirmenin sırrının sıradanlaşmak olduğuna inanıp başardığım sırada, ruhumda hiç bir belirsizliğe yer bırakmadığım sırada, böyle oyunlar beni üzüyor.  İncelikle oluşturduğum hayat felsefemin bir anda, ve bence oldukça aciz bir sebepten dolayı, yok olması da çok zor bir durum benim için. Heyecanlanıyor muyum, ya da merak ediyor muyum? Evet. Ama aslında ben bunları istemiyorum. Duygusuz bir robot olmak şu an için tek hedefim. Kalp ve aklın çatışması bu olsa gerek.   Kullandığım cümleler ben daha üstünde düşünemeden dilimden bir anda kağıtlara dökülüyor. Sanki beynim dilimi kontrol edemiyormuş gibi. Konuşurken de çok sık olan bu durum beni zor durumlarda bırakabiliyor. Bazen delirdiğimi düşünüyorum. Sonra "Şükür bunu düşebiliyorsam delirmedim" deyip savaşıma devam ediyorum. ...